Kemençe adı, birbirinden ayrı iki çalgıyı birden karşılar ve bu durum başlangıçta sık karışıklık yaratır. Birincisi armudî gövdeli klasik kemençedir ve Türk sanat müziği topluluklarında yüzyıllardır kullanılmaktadır.
İkincisi dikdörtgene yakın uzun gövdeli Karadeniz kemençesidir ve yöresel dağarda merkezî bir yer tutar. Yöresel icrada bu çalgı merkezdedir.
İki çalgının gövde biçimi, ölçüsü ve ses rengi birbirinden belirgin biçimde ayrılır. Klasik kemençe yuvarlak hatlıdır ve gövdesi armut biçiminde oyulmuş tek parça ahşaptan yapılır. Karadeniz kemençesi ise dar ve uzundur; sapı gövdeden ayrılmaz ve bütün olarak biçimlendirilir.
Tutuş biçimleri de farklıdır; klasik kemençe dizde durur, Karadeniz kemençesi göğüs hizasında tutulabilir. Tutuş farkı tekniği de belirler.
Sol el tekniği ise en belirgin farktır ve iki çalgıda ayrı ayrı çalışılmayı gerektirir. Dağarları da ortak değildir; biri makam dağarına, diğeri yöresel oyun havalarına dayanır.
Bu nedenle ders programı, hangi hatta çalışılacağı baştan belirlenerek kurulur. Program başlangıçta netleştirilir.
Derslerimizde iki hat ayrı ayrı yürütülür ve kursiyerimizin hedefine göre program oluşturulur.