Usul, Türk müziğinde ezgiyi taşıyan vuruş düzenidir ve her usulün kendine özgü dizilimi vardır. Usuller vuruş sayılarına göre adlandırılır ve küçük usullerden büyük usullere doğru genişler.
Sofyan, düyek ve aksak gibi usuller dağarın büyük bölümünde karşımıza çıkar. Bu usuller derslerde ilk öğretilenlerdir.
Karadeniz dağarında ise yöresel oyun havalarının kendi ölçü düzenleri öne çıkar. Yöresel ölçüler ayrıca tanıtılır.
Usul öğrenmenin ilk adımı, vuruşların el ile dize vurularak sayılmasıdır.
Sayım önce sesli yapılır, zamanla içselleşir ve icra sırasında kendiliğinden işler. Sayım düzeni her usulde farklıdır.
Usul bilinmeden çalınan bir eser, doğru seslerle bile yanlış duyulur.
Metronom kullanılırken usulün bölünmeleri dikkate alınır ve düz ayar aksak usullerde yanıltıcıdır. Bölünme sayısı önceden belirlenir.
Eşlik icrasında usul duygusu daha da belirleyicidir, çünkü topluluk bu düzen üzerinde birleşir. Topluluk uyumu buna bağlıdır.
Usul çalışması, öğrencinin hem icrasını hem dinleme becerisini birlikte geliştirir. Dinleme becerisi icrayı da geliştirir.
Derslerimizde usul, dağar çalışmasıyla birlikte ve uygulamalı olarak öğretilir.